amhtesti.com

 

ANTİ-MULLERİAN HORMON (AMH) TESTİ
 

İ L E  İ L G İ L İ  B İ L M E K  İ S T E D İ K L E R İ N İ Z

GELİŞİM TIP LABORATUVAR

 

AMH KONUSUNDA YAPILMIŞ SON

ÇALIŞMALARDAN BAZI ÖRNEKLER

 

OVER FONKSİYONUNU ÖLÇEN EN İYİ MARKER:

ANTİ-MULLERIAN HORMON (AMH)

 

AMH nedir ?

Bu grup hormonlar dokulardaki gelişme ve farklılaşmada rol oynamaktadırlar.

AMH, erkeklerde testisin Sertoli hücreleri tarafından, kadınlarda ise over granulosa hücreleri tarafından üretilmektedir. Fetusta uterus, fallop tüpleri ve üst vajina bölümlerinin başlangıç dokusu olan Mullerian kanalların gerilemesine neden olmaktadır. AMH, postpubertal erkeklerde spermatogenesisin düzenlenmesinde, üretken yaştaki kadınlarda da follikulogenesisin düzenlenmesinde önemli rol almaktadır.

 

AMH’ nin Erkeklerde Salgılanması ve Fizyolojik Rolü

Testosterone ve AMH fetuste erkek üreme organlarının oluşumu için önemli hormonlardır.

Erkekte, Anti-Mullerian Hormone salgılanması fetuste embriyogenesis sırasında başlamakta ve yaşam boyu devam etmektedir. Doğumdan sonra AMH düzeyi kısa süre düşük seyrettikten sonra, 3-6 ay içinde en yüksek düzeye ulaşır. Bebeklik ve çocukluk boyunca seviye yaklaşık 50 ng/ml düzeyindedir. Puberteden önce düzey düşmeye başlar, pubertede düşüş devam eder ve puberteden sonra, yetişkin erkeklerde yaşam boyunca 2-5  ng/ml düzeyinde, düşük seviyede kalır. Doğum sonrası testosteron ve AMH konsantrasyonları erkeklerde birbirine zıt düzeydedir. Çocuklukta, testosteron düzeyi düşük olduğunda, AMH testiküler dokunun işlevi konusunda önemli fikir veren bir marker durumundadır.

 

Kadınlarda AMH’ nin Salgılanması ve Fizyolojik Rolü

Normal bir kadında AMH seviyesi, puberte başlangıcına kadar oldukça düşüktür. Bundan sonra, AMH düzeyi menapoza kadar 2-5 ng/ml gibi düşük düzeyde kalır ve menapozdan sonra da saptanamayacak kadar düşer. Erişkinde, kadın ve erkek değerleri birbirine yakındır (2-5 ng/ml)

Son bulgular, AMH’ nin üreme çağındaki kadında hayati önemi olduğunu göstermektedir. AMH, primordial follikül havuzunun tüketilme hızını yavaşlatarak koruyucu rol oynamaktadır. AMH erken antral dönemde de, FSHa bağlı follikül büyümesini inhibe ederek, foliküllerin büyüme hızını düzenlemektedir. (Durlinger et al, 2001). AMH’ nin follikül oluşumundaki düzenleyici rolü, ESHRE, Berlin 2004’ te tekrardan vurgulanmıştır.

Serum AMH düzeyi, normal menstruel siklus döneminde önemli oranda değişmemektedir. Folliküler, mid-siklus ve mid-luteal dönemlerde düzey birbirine yakın bulunmuştur.

 

FSH ile AMH’ nin Temel Farkı Nedir ?

Bilindiği gibi, hipofiz hormonları olan FSH ve LH, gonadların faaliyetinde etkilidirler. Ancak bunlar, dolaylı markerlardır. AMH ve İnhibin B, direkt olarak testis ve overlerde üretildikleri için, testis ve over fonksiyonlarını doğrudan göstermektedirler.

Ayrıca FSH, menstruasyon döneminde değişkenlikler ve oynamalar göstermektedir. Menapoza geçiş döneminde de değişkenlikler sürmektedir. AMH ve İnhibin ise daha stabil olup, daha güvenilir bir gösterge özelliğinde olan markerlardır.

 

AMH’ nin Klinik Uygulama Alanları

Kadında:

Over rezervini ve over fonksiyonlarını değerlendirmek

Granulosa hücre tümörlerini araştırmak

 

Erkekte:

Testis fonksiyonunu ve infertiliteyi araştırmak

 

Pediatride:

Erken veya geç ergenlik araştırmasında

Cinsiyet bozuklukları ve çift genital durumunun ayırıcı tanısında

Kriptorşidizm ve anorşidizm ayırıcı tanısında

 

AMH KONUSUNDA YAPILMIŞ SON ÇALIŞMALARDAN BAZI ÖRNEKLER

 

DESTEKLENMİŞ DÖLLENME İÇİN YAPILAN KONTROLLÜ OVER STİMÜLASYONUNA

ANTİ-MULLERIAN HORMONA DAYALI BİR YAKLAŞIM

 

(Anti- Müllerian hormone-based approach to controlled ovarian stimulation for assisted conception)

 

Human Reproduction, 2009 Apr;24(4):867-75.

AUTHORS: Nelson SM, Yates RW, Lyall H, Jamieson M, Traynor I, Gaudoin M, Mitchell P, Ambrose P, Fleming R.

CENTER: Section of Reproductive and Maternal Medicine, Faculty of Medicine, University of Glasgow, Glasgow, UK.

 

ÖZET

 

Amaç: Folikül stimülan hormona over yanıtının değişken olması nedeniyle, desteklenmiş döllenme için kontrollü over stimülasyonunun (COS) kişiselleştirilmesi çözümü güç bir problemdir. Oosit veriminin göstergesi olan anti-Müllerian (AMH) hormonun COS tedavisi altında olan kadınlarda, klinik gebelik oranlarını ve güvenliği en uygun hale getirmek için tedavi stratejilerini kolaylaştıracağı düşünüldü.

 

Metod: 2 merkezde, AMH ölçümlerine odaklı farklı COS stratejileri uygulanan 538 hasta çalışmaya katılmıştır.

 

Bulgular: Her iki merkezde AMH, over stimülasyonu sonrası oosit verimiyle ilişkili bulundu ve azalmış AMH seviyeleri (1- <5 pmol/l) azalmış klinik gebelik oranıyla orantılıydı. Uzun GnRH-agonist protokolü tedavisi alan (her iki merkezde) ve AMH değerleri normal (5- <15 pmol/l) olan kadınlarda, aşırı veya zayıf yanıt oranları (%0) düşük insidans gösterdi. AMH değerleri yüksek (>15 pmol/l) olan kadınlarda uygulanan antagonist protokol, aşırı yanıt (P<0.001) nedeniyle embriyoların kriyoprezervasyonu gerekliliğini ortadan kaldırmıştır ve agonist sikluslara göre daha yüksek klinik gebelik oranına neden olmuştur.

 

Karar: COS için yapılan tedavi stratejilerinin AMH kullanılarak kişiselleştirilmesi, klinik riski azaltmakta, tedavi yükünü ve devam eden gebelik oranlarını en iyi şekilde optimize etmektedir, ve  önemli bir ileriye yönelik randomize incelemedir.

 

OOSİT VE EMBRİYOLARIN POTANSİYELİNİ TAHMİN ETMEDE

ANTİ-MULLERIAN HORMON VE ANTRAL FOLİKÜL SAYIMININ KULLANIMI

 

(The use of anti-Müllerian hormone and antral follicle count to predict the potential of oocytes and embryos)

 

European Journal of Obstetrics, Gynecology and Reproductive Biology, 2010 Jun;150(2):166-70.

AUTHORS: Majumder K, Gelbaya TA, Laing I, Nardo LG.

CENTER: Department of Reproductive Medicine, St. Mary’s Hospital, CMFT University Hospitals, Manchester, United Kingdom.

 

ÖZET

 

Amaç: In vitro fertilizasyon için yapılan kontrollü over hiperstimülasyonu sonrası oosit verimi ve emriyo kalitesinin tahmininde anti-Müllerian hormonun (AMH) antral folikül sayımından (AFC) daha iyi olup olmadığını araştırmaktır.

 

Çalışma planı: Bu çalışma, bir üniversite hastanesinin IVF ünitesinde ilk IVF sikluslarını geçiren 162 kadını (<40 yaş) kapsayan prospektif bir çalışmadır. AMH ve AFC ölçümleri, over stimülasyonu başlangıcından itibaren 3 ay boyunca siklusun 3. günlerinde yapıldı. Gonadotropin releasing hormon agonisti ve rekombinant folikül stimüle edici hormon içeren standart uzun down-regülasyon protokolü kullanıldı. Oosit toplama işlemini takip eden 2. veya 3. gün, 2 embriyo transfer edildi. Primer sonuç, transfer ve dondurma işlemi için uygun, iyi kalitede embriyoların sayısıydı. Embriyolara, blastomer sayılarına, blastomer büyüklüğündeki fark ve fragmantasyon derecelerine göre 1-4 arası derecelendirme yapıldı. Sekonder sonuç, toplanan ve fertilize olan oosit sayısını ve canlı doğum oranını içeriyordu. Değişik parametreler arası korelasyon Spearman’s korelasyon katsayısı kullanılarak yapıldı. En kaliteli dondurulmuş embriyoları ve oluşacak canlı doğumu tahmin edebilmek amacıyla parametreleri kıyaslamak için AMH ve AFC için ROC ( Receiver Operating Characteristic) eğrileri oluşturuldu.

 

Bulgular: Taze embriyo transferi yapılan 137 kadından 52’si gebe kaldı (başlatılan siklus başına %32.1 gebelik oranı) ve 38’i canlı doğum gerçekleştirdi (başlatılan siklus başına %23.5 canlı doğum oranı). AMH ve AFC, toplanan oosit sayısı ve fertilize olan oosit sayısıyla yüksek oranda anlamlı korelasyon oluşturdu (P<0.001). Aynı zamanda her iki marker, transfer için uygun en kaliteli embriyoların sayısı ve dondurulmuş embriyo sayısı ile anlamlı bir şekilde ilişkili bulundu ( P<0.01). Canlı doğum ile ilgili olarak, AMH AFC’a göre daha iyi performans gösterdi (P<0.01 ve P<0.05, sırasıyla), fakat her iki markerın canlı doğumun oluşumundansa yokluğunu tahmin etmede daha değerli olduğu gözlendi (negatif tahmin edici değer %84).

 

Sonuç: AMH ve AFC, toplanmış oositlerin ve transfer ve dondurma işlemleri için uygun olan iyi kalitede embriyoların kıyaslanabilir prediktörleridir. Canlı doğumun öngörülebilir olması, klinisyenlere tek embriyo transferi için uygun hasta seçiminde yardımcı olabilir.

 

ANTİ-MULLERIAN HORMON ÖLÇÜMÜ OOSİT DONÖRLERİNİN

STİMÜLASYON PROTOKOLLERİNİN KİŞİSELLEŞTİRİLMESİNDE YARARLIDIR

 

(Anti-Müllerian hormone testing is useful for individualization of stimulation protocols in oocyte donors)

 

Reproductive Biomedicine Online, 2010 Jan;20(1):42-7.

AUTHORS: Nakhuda GS, Douglas NC, Thornton MH, Guarnaccia MM, Lobo R, Sauer MV.

CENTER: Columbia University College of Physicians and Surgeons, Division of Reproductive Endocrinology and Infertility, Centre for Women’s Reproductive Care, New York, USA.

 

ÖZET

 

Donör IVF başarısının temel faktörünün donör yaşı olmasına rağmen, donörlerin over yanıtının değişkenliğini öngörmede yardımcı hiçbir serum markerı gösterilmemiştir. Anti-Müllerian hormon (AMH), IVF aşamasında bulunan hastaların over yanıtını gösteren hassas bir marker olarak tanımlanmış, fakat oosit donörleri üzerinde henüz uygulanmamıştır. Yaşları 21-32 arasında değişen 104 anonim oosit donörünün AMH düzeyleri çalışılıp IVF sonuç parametreleriyle kıyaslanmıştır. AMH sonuçlarında, toplanan oosit sayısı (r=0.232, P=0.024), östradiol konsantrasyonları (r=0.235, P=0.024) ve ovaryen hiperstimülasyon sendromundan korumak için gerekli gonadotropin dozunu azaltma ihtiyacını (r=0.274, P=0.007) içeren birkaç parametre ile korelasyon saptanmıştır. Oosit donörleri için AMH ölçümü, over hiperstimülasyonuna bağlı semptomları azaltmak için gonadotropin hassasiyetinin belirlenmesinde oldukça faydalı görünmektedir.

 

İN VİTRO FERTİLİZASYON HASTALARINDA ZAYIF OVER YANITININ GÖSTERGESİ OLARAK

 SERUM ANTİ-MULLERIAN HORMON SEVİYESİ

 

(Serum anti-Müllerian hormone level as a predictor of poor ovarian response in in vitro fertilization patients)

 

Reprod Med Biol (2011) 10:9-14.

AUTHORS: Sezai Sahmay, Meral Cetin*, Pelin Ocal, Semih Kaleli, Huyla Senol, Fatih Birol, Tulay Irez.

CENTER: Reproductive Endocrinology and IVF Unit, İstanbul University Cerrahpasa School of Medicine, İstanbul, Turkey

* Department of Obstetrics and Gynecology, Cumhuriyet University School of Medicine; Sıvas, Turkey

 

 

 

 

ÖZET

 

Amaç: Kontrollü over hiperstimülasyonunda (COH) siklusun 3. günü bakılan serum anti- Müllerian hormonun (AMH), 3. gün serum folikül-stimülan hormon (FSH) ve human koryonik gonadotropin (hCG) uygulanan gündeki E2 seviyeleri ve antral folikül sayımı (AFC) ile kıyaslanarak, zayıf over yanıtının tahminindeki başarısını değerlendirmektir.

 

Metod: 164 hastada, 3. gündeki AMH, FSH ve AFC yanı sıra hCG günündeki E2 seviyeleri saptandı. ROC (Receiver operating curve) analizi ve eğri altındaki alana (AUC) göre çalışma parametreleri değerlendirildi. COH sonrası over yanıtının klinik parametreleri olarak 3. gün AMH, FSH, AFC ve hCG günündeki E2’nin prediktif değerleri incelendi.

 

Bulgular: 38 kadının zayıf yanıt verdiği saptanmıştır. Normal yanıt veren hastalarda 3. gün AMH ve hCG günündeki E2 seviyeleri ve AFC, zayıf yanıt verenlere göre oldukça anlamlı bir şekilde yüksek bulunmuştur. Zayıf yanıtı tahmin etmede, 3. gün AMH seviyesinin eğri altında kalan alanı (AUC), 3. gün FSH seviyesinden anlamlı derecede yüksek bulunmakla birlikte hCG günündeki E2 seviyesine benzerdi. 3. gün AMH, FSH ve hCG günündeki E2 seviyeleri ve AFC’nın zayıf yanıtı tahmin edebileceği saptandı. 3. gün AMH ve hCG günündeki E2 seviyelerinin 3. gün FSH seviyesi ve AFC ile kıyaslandığında daha prediktif olduğu saptandı. AMH’ın cut-off seviyesi, %78.9 sensitivite ve %73.8 spesifiteyle ≤2 olarak kabul edildi.

 

Sonuç: 3. gün AMH, COH’na zayıf yanıtı tahmin etme yeteneğine sahiptir ve 3. gün FSH ve AFC’na göre prediktif değeri daha yüksektir.

 

ANTİ-MULLERIAN HORMON VE İNHİBİN B GEÇ ÜRETKEN YAŞ MEME KANSERLİ HASTALARDA OVER FONKSİYONUNU GÖSTEREN HORMON ÖLÇÜMLERİDİR

 

(Anti-Müllerian hormone and İnhibin B are hormone measures of ovarian function in late reproductive-aged breast cancer survivors)

 

Cancer, 2010 Feb 1;116(3):592-9.

AUTHORS: Su HI, Sammel MD, Gren J, Velders L, Stankiewicz C, Matro J, Freeman EW, Gracia CR, DeMichele A.

CENTER: Division of Reproductive Endocrinology and Infertility, Department of Obstetrics and Gynecology, University of Pennsylvania School of Medicine, Pennsylvania, USA.

 

ÖZET

 

Amaç: Geç üretken yaş meme kanserli hastalarda, kemoterapi sonrası over fonksiyonları hakkında bilgi verecek biomarkerlara ihtiyaç vardır. Bu çalışmada amaç AMH ve İnhibin B’nin bu ihtiyaca cevap verecek markerlar olup olmadığını saptamaktır. Kanser hastaları ve benzer yaştaki kontrol grubu kıyaslanarak, AMH ve İnhibin B’nin, meme kanseri tedavisinden etkilenip etkilenmediğine bakıldı ve bu hormonlarla kemoterapi sonrası menstrual düzen arasındaki ilişki değerlendirildi.

 

Metod: Evre 1-3 arası ve teşhis sırasında premenopozal olduğu bilinen meme kanserli hastalar (n=127) seçildi. Primer hedef kemoterapi-ilişkili amenoreydi (CRA) (kemoterapi sonrası 12 ay veya daha uzun süren amenore). Hasta ve kontrol grubunda AMH, İnhibin B ve FSH seviyeleri kıyaslandı.

 

Bulgular: Kemoterapi alan hastaların yaş ortalaması 43.2’ydi (26.7-57.8 arası). Kontrol grubuyla kıyaslandığında, kanser hastalarında anlamlı derecede düşük AMH (P=0.004) ve İnhibin B (P<0.001) ve yüksek FSH (P<0.001) düzeyleri saptanmıştır. AMH (P=0.002) ve İnhibin B (P=0.001) CRA riski ile anlamlı derecede ilişkili bulunmuştur. Sonradan CRA geliştiren premenopozal hastalarda AMH belirgin düşük (P=0.03) ve FSH ise belirgin yüksek (P=0.04) saptanmıştır.

 

Sonuç: AMH ve İnhibin B, geç üretken yaş meme kanserli hastalarda kemoterapi sonrası over fonksiyonlarını gösteren iki ilave markerdır. Bu hormonlar daha ileri araştırmalarla, kemoterapi sonrası over fonksiyonlarını belirlemek ve önceden tahmin etmekle ilgili fayda sağlayabilir.

 

ANTİ-MULLERIAN HORMON VE ANTRAL FOLİKÜL SAYIMININ SİKLUSLAR ARASI

VE SİKLUS İÇİ DEĞİŞKENLİĞİNİN KIYASLANMASI

 

(Comparison of inter- and intra-cycle variability of anti-Müllerian hormone and antral follicle counts)

 

Human Reproduction, 2010 Jan;25(1):221-7.

AUTHORS: van Disseldorp J, Lambalk CB, Kwee J, Looman CW, Eijkemans MJ, Fauser BC, Broekmans FJ.

CENTER: Department of Reproductive Medicine and Gynaecology, University Medical Center Utrecht, Utrecht, The Netherlands.

 

ÖZET

 

Amaç: Antral folikül sayımı (AFC) ve anti-Müllerian hormon (AMH) yaşa bağlı foliküler azalmayı oldukça doğru bir şekilde göstermesine rağmen uzun dönem takip çalışmaları yeterli değildir. Over rezervini temsil eden en iyi testin sadece, siklustan bağımsız tek bir ölçüme ihtiyacı vardır.

 

Metod: AFC ve AMH’un sikluslar arası ve siklus içi dengesini kıyaslayabilmek için yaşa göre ayarlanmış ICCs (Intra-class Correlation Coefficients) kullanıldı. Sikluslar arası dengeyi ölçebilmek için, yaşları 24-40 arası değişen infertil, düzenli adet gören 77 hastadan daha önce başka bir çalışma için toplanan veriler kullanıldı. AMH ve AFC değerleri siklusun 3. günü ölçüldü. Siklus içi değişkenliği görebilmek için, yaşları 25-46 arasında değişen, düzenli adet gören 44 hastanın ileriye yönelik cohort çalışmasından alınan verileri kullanıldı. AMH ölçümleri ve AFC belirlemesi (2-10 mm) siklusun 1-3. günlerinde yapıldı.

 

Bulgular: Menstrüel sikluslar arasında, AFC 0 ve 25 folikül (medyan değer 10), AMH ise 0.3 ve 27.1 ng/ml (medyan değer 4.64) arasında değişiklik gösterdi. AMH [ICC, 0.89 (%95 Cl, 0.84-0.94)] ve AFC [ICC, 0.71 (%95 Cl, 0.63-0.77)] arasındaki yaşa göre ayarlanmış ICC farkı 0.18 (%95 Cl, 0.12-0.27) olarak bulundu. Siklus içi değişim için 0-43 antral folikül (medyan değer 7) sayıldı. AMH [ICC, 0.87 (%95 Cl, 0.82-0.91)] ve AFC [ICC, 0.69 (%95 Cl, 0.46-0.82)] arasındaki yaşa göre ayarlanmış ICC farkı 0.18 (%95 Cl, 0.34-0.42) olarak bulundu.

 

Sonuç: Serum AMH, AFC’na göre sikluslar arası ve siklus içi daha az kişisel değişim göstermiştir ve bu nedenle subfertil kadınlarda over rezervini bildirmede daha güvenilir ve daha güçlü bir marker olarak nitelendirilmektedir.

 

YARDIMCI ÜREME TEKNİĞİNDE (ART) PREDİKTİF MARKER OLARAK

ANTİ-MULLERIAN HORMON (AMH)

 

(Anti-Müllerian hormone (AMH) as a predictive marker in assisted reproductive technology (ART))

 

Human Reproduction Update, 2010 Mar-Apr;16(2):113-30.

AUTHORS: La Marca A, Sighinolfi G, Radi D, Argento C, Baraldi E, Artenisio AC, Stabile G, Volpe A.

CENTER: Mother-Infant Department, University of Modena and Reggio Emilia, Policlinico of Modena, Modena, Italy.

 

ÖZET

 

Amaç: Anti-Müllerian hormon seviyeleri kadınlarda over folikül havuzunu temsil eder ve over rezervi markerı olarak kullanılabilir. AMH ölçümünün klinik uygulaması, yardımcı üreme teknolojisinin (ART) kantitatif ve kalitatif açıdan tahmini için önerilmektedir. Erkeklerde AMH hem serum hem de seminal sıvıda bulunmaktadır. Bu nedenle ölçümü, infertil erkeklerin klinik değerlendirmesi için faydalıdır.

 

Metod: PubMed  veritabanı, AMH, over rezervi, gonadotropin stimülasyonuna over yanıtı, spermatogenezis ve azospermi ile ilgili arama kriterleri kullanılarak, Ocak 2009 sonuna kadar yayınlanan çalışmalar sistematik bir şekilde araştırılmış ve elde edilen veriler kullanılmıştır.

Bulgular: AMH, kontrollü over stimülasyonuna over yanıtını tahmin etmede hastanın yaşı, FSH, estradiol ve inhibin B’ye göre daha iyi bir marker olarak görünmektedir. Buna benzer bir çalışma AMH ve antral folikül sayımı için raporlanmıştır. Klinik uygulamada, AMH ölçümü zayıf yanıtın, siklus bozukluğunun ve aynı zamanda over hiperstimülasyon sendromunun tahmininde faydalıdır. Erkeklerde, kontrol ve infertil erkek grubundaki AMH değerlerinin geniş oranda örtüşüyor olması, bu hormonun spermatogenez için faydalı bir marker olmasını engellemektedir.

 

Sonuç: AMH aşırı over stimülasyonunun tanımlanmasına faydalı olurken, AMH’ın ölçülmesinin muhtemel rolü, ART’nin klinik riskini azaltmak için kişisel tedavi stratejisini belirlemekle birlikte tedavi yükünü en uygun hale getirmek olmalıdır. Bu, over rezerv testinin kullanılmasındaki maliyet/kar oranına açıklık getirmek için esastır.

 

ÇOCUKLUK ÇAĞI KANSER HASTALARINDA ANTİ-MULLERIAN HORMON KULLANILARAK OVER REZERVİNİN BELİRLENMESİ

 

(Assessment of ovarian reserve in adult childhood cancer survivors using anti-Müllerian hormone)

 

Human Reproduction, 2009 Apr;24(4):982-90.

AUTHORS: Lie Fong S, Laven JS, Hakvoort-Cammel FG, Schipper I, Visser JA, Themmen AP, de Jong FH, van den Heuvel-Eibrink MM.

CENTER: Division of Reproductive Medicine, Department of Obstetrics and Gynaecology, Rotterdam, The Netherlands.

 

ÖZET

 

Amaç: Bu çalışmanın amacı, over rezervinin en hassas markerı olan anti-Müllerian hormon (AMH) kullanılarak, bir grup erişkin kadın çocukluk çağı kanser hastalarında tedaviye bağlı muhtemel gonadal hasarın belirlenmesidir.

 

Metod: 185 hastadan oluşan grup sağlıklı 42 kişiden oluşan kontrol grubuyla kıyaslanmıştır.

 

Bulgular: Hasta grubunun AMH konsantrasyonlarının medyan değeri, kontrol grubundan farklı bulunmamıştır (medyan değer 2.1 μg/l; P= 0.57). Buna karşılık, hasta grubunun %27’sinde (49/182) AMH seviyeleri normal değerlerin 10 persentil altında saptanmıştır. Ayrıca, hasta grubunun %43’ünde (79/182) AMH seviyeleri, yardımcı üreme tekniğiyle oluşan halihazırdaki gebeliği belirleyen cut-off değer olan 1.4 μg/l’den daha düşük bulunmuştur. Hastalığın subgruplarında AMH seviyelerinde herhangi bir fark bulunmamıştır. Buna karşılık, 3 veya daha fazla kemoterapi kürü (procarbazine içeren) alan hastalarda AMH seviyeleri kontrol grubuna göre belirgin şekilde anlamlı bulunmuştur (medyan değer 0.5 μg/l; P=0.004). Aynı zamanda abdominal veya tüm vücut radyoterapi tedavisi alan hastalarda AMH seviyeleri kontrol grubuna göre anlamlı derecede düşük saptanmıştır (medyan değer<0.1 μg/l; P<0.001).

 

Sonuç: AMH, azalmış fertilite veya prematüre over yetmezliği riski altındaki çocukluk çağı kanser hastalarının subgruplarını belirlemek için kullanılabilir. Bu hastaların yardımcı üreme tedavisi sonrası gebe kalma şansları düşük olabileceği için, tedaviye başlanmadan önce fertilite koruması için kullanılan seçenekler dikkate alınmalıdır.

 

SERUM ANTİ-MULLERIAN HORMON IVF HASTALARINDA

OVER YANITI VE SİKLUS NETİCESİNİN PREDİKTÖRÜDÜR

 

(Serum anti-Müllerian hormone predicts ovarian response and cycle outcome in IVF patients)

 

Journal of Assisted Reproduction and Genetics, 2009 Jul;26(7):383-9.

AUTHORS: Wu CH, Chen YC, Wu HH, Yang JG, Chang YJ, Tsai HD.

CENTER: Department of Obstetrics and Gynaecology, Changhua Christian Hospital, Taiwan, Republic of China.

 

ÖZET

 

Amaç: Bu çalışmanın amacı, anti-Müllerian hormonun bazal ve ovulasyonun tetiklendiği günkü değerlerinin over yanıtı ve in vitro fertilizasyonun (IVF) gebelikle sonlanımıyla ilişkisini incelemektir.

 

Metod: Çalışmaya IVF geçiren 60 infertil kadın katılmıştır. Menstruasyonun 3. günü AMH, inhibin B, FSH, LH ve E2 ölçümleri ve ultrason değerlendirmesiyle antral folikül sayımı (AFC) yapılmıştır. Serum AMH ve inhibin B seviyeleri hCG uygulaması (DhCG) yapıldığı gün tekrar ölçülmüştür. Çalışmanın sonuçlanması için yapılan ölçümler ise toplanan yumurta sayısı ve klinik gebelik ölçümleridir.

 

Sonuç: AMH’ın toplanan yumurta sayısıyla ilişkisi yaş, FSH ve inhibin B düzeylerine göre daha iyidir. Çalışmamızda, serum bazal AMH düzeyinin, diğer IVF markerlarına göre klinik gebelik için prognostik değeri daha iyi bir marker olduğu saptanmıştır.

 

ANTİ-MULLERIAN HORMONE (AMH):

OVER FONKSİYONU DÜZENLEYİCİSİ VE MARKERI

 

(Anti-Müllerian hormone (AMH): regulator and marker of ovarian function)

 

Annales d’Endocrinologie (Paris), 2010 May;71(3):191-7.

AUTHORS: van Houten EL, Themmen AP, Visser JA.

CENTER: Department of Internal Medicine, Rotterdam, The Netherlands.

 

ÖZET

 

Bu makalede, over fonksiyonunun düzenleyicisi ve markerı olarak anti-Müllerian hormonun (AMH) rolü tanımlanmıştır. Farelerde yapılan çalışmalar, AMH’ın primordial folikül oluşumunu düzenleyen intra-ovarian büyüme faktörlerinden biri olduğunu ve gelişen foliküller üzerine etkisi olan folikül stimülan hormona (FSH) inhibitör etkisi olduğunu göstermiştir. AMH ve AMHRII geninin ortak varyantları ile ilgili çalışmalarla, AMH’ın insan overinde benzer bir rolü olabileceği öne sürülmüştür. Serum AMH düzeylerinin oluşan folikül sayısıyla korele olduğu saptandığı zaman AMH, polikistik over sendromu (PCOS) tanı markerı ve over rezervinin kantitatif markerı olarak klinik önem kazanmıştır.

 

IN VİTRO FERTİLİZASYON İÇİN OVER STİMÜLASYONU ALAN KADINLARDA OVER YANITI BELİRTECİ OLARAK BAZAL ANTI-MULLERIAN HORMON DÜZEYLERİ

 

(Circulating basal anti-Müllerian hormone levels as predictor of ovarian response in women undergoing ovarian stimulation for in vitro fertilization)

 

Fertility and Sterility, 2009 Nov;92(5): 1586-93.

AUTHORS: Nardo LG, Gelbaya TA, Wilkinson H, Roberts SA, Yates A, Pemberton P, Laing I.

CENTER: Department of Reproductive Medicine, St Mary’s Hospital, Manchester, United Kingdom.

 

ÖZET

 

Amaç: Gonadotropin stimülasyonuna karşı oluşan over yanıtının belirlenmesinde, bazal anti-Müllerian (AMH) ölçümlerinin klinik öneminin, kronolojik yaş dışında diğer mevcut etkenlerle kıyaslanarak değerlendirilmesidir.

 

Materyal-Metod: In vitro fertilizasyon için ilk kontrollü over hiperstimülasyon (COH)  tedavilerini alacak kadınlar çalışmaya alınmıştır. 165 hastada FSH ve AMH’ın bazal seviyelerinin yanı sıra antral folikül sayımları (AFC) ölçüldü. Tüm hastalar ileriye yönelik takip edildi ve siklus sonuçları kayıt altına alındı.

Bulgular: 165 hastanın 134’ünde normal yanıt, 15’inde zayıf yanıt ve 16’sında fazla yanıt saptandı. Zayıf yanıt gösteren gruptaki hastaların yaşı, diğer iki gruptaki hastalara göre belirgin olarak daha fazlaydı. AMH seviyeleri ve AFC fazla yanıt veren grupta dikkat çekici bir şekilde yüksek, zayıf yanıt veren grupta ise belirgin derecede düşük bulundu. AMH’ın, over stimülasyonuna aşırı yanıtı, FSH ve AFC ile kıyaslandığında daha iyi gösterdiği saptandı.

 

Sonuç: AMH’ın, eksojen gonadotropinlerle yapılan stimülasyon sonrası aşırı ve zayıf yanıtı gösterme kabiliyetine sahiptir. Sonuç olarak, bu biomarker bazal FSH ve AFC’ye göre daha üstündür ve hastaların tedaviye over yanıtını göstermek ve ayrıca iptal oranını azaltma ve iyatrojenik COH komplikasyonlarını azaltmayı hedefleyen stratejileri bireyselleştirmek için çalışma protokollerine dahil edilebilecek potansiyeldedir.

 

ANTİ-MULLERIAN HORMON İLE OVER REZERVİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: ANTİ-MÜLLERİAN HORMON, FOLİKÜL STİMÜLAN HORMON, İNHİBİN B

VE YAŞIN PREDİKTİF DEĞERLERİNİN KARŞILAŞTIRILMASI

 

(Assessment of ovarian reserve with anti-Müllerian hormone: a comparison of the predictive value of anti-Müllerian hormone, follicle-stimulating hormone, inhibin B, and age)

 

American Journal of Obstetrics and Gynecology, 2008 Aug;199(2):202.e1-8.

AUTHORS: Riggs RM, Duran EH, Baker MW, Kimble TD, Hobeika E, Yin L, Matos-Bodden L, Leader B, Stadtmauer L.

CENTER: Department of Obstetrics and Gynecology, Jones Institute for Reproductive Medicine, Eastern Virginia Medical School, VA, USA.

 

ÖZET

 

Amaç: Bu çalışmanın amacı, fertilite tedavisine over yanıtını gösteren bir marker olarak anti-Müllerian hormonun (AMH) değerlendirilmesidir.

 

Metod: 123 in vitro fertilizasyon siklusunda (93 hasta) menstruasyonun 3. günü alınıp dondurulmuş örneklerden anti-Müllerian hormon, inhibin B ve folikül stimülan hormon  seviyeleri ölçüldü ve in vitro fertilizasyon kayıtlarıyla karşılaştırıldı.

 

Bulgular: AMH değerleri, yaşa (r= -0.323; P<0.01), folikül stimülan hormona (r= -0.317; P<0.01), inhibin B’ye (P>0.05), lüteinizan hormona (P>0.05) ve estradiole (r= -0.190; P<0.05) göre toplanan oosit sayısıyla (r= 0.539; P<0.001) daha iyi korelasyon gösterdi. ROC (Receiver operating characteristic) eğrisine göre, toplanan oosit sayısı <4 olduğunda, AMH için eğri altında kalan alan, yaşa  (r= 0.74; P=0.005), folikül stimülan hormona (r= 0.71; P=0.02), inhibin B’ye (0.66; P=0.03) ve estradiole (0.58; P>0.05) göre daha büyük olarak bulundu (AUC=0.81; P= 0.0001). Benzer olarak, toplanan oosit sayısı ≥15 olduğunda, AMH için eğri altında kalan alan, yaşa (0.63; P=0.02), folikül stimülan hormona (0.64; P=0.005), inhibin B’ye (r=0.57; P>0.05) ve estradiole (0.58; P>0.05) göre daha büyük olarak bulundu (0.80; P=0.0001).

 

Sonuç: AMH’ın toplanan oosit sayısıyla korelasyonunun yaş, folikül stimülan hormon, lüteinizan hormon, inhibin B ve estriole göre daha iyi olduğu saptanmıştır. ROC eğrisine göre değerlendirildiğinde, AMH’ın kontrollü over stimülasyonuna over yanıtını yüksek duyarlılık ve özgüllükte, doğru bir şekilde belirlediği görülmüştür.

 

ANTİ-MULLERIAN HORMON KONSANTRASYONUNUN MENOPOZ YAŞI İLE İLİŞKİSİ

 

(Relationship of serum anti-Müllerian hormone concentration to age at menopause)

 

Journal of Clinical Endocrinology and Metabolism, 2008 Jun;93(6):2129-34.

AUTHORS: van Disseldorp J, Faddy MJ, Themmen AP, de Jong FH, Peeters PH, van der Schouw YT, Broekmans FJ.

CENTER: University Medical Center Utrecht, Utrecht, The Netherlands.

 

ÖZET

 

Amaç: Serum anti-Müllerian hormon antral folikül sayısı ile yüksek oranda ilişkilidir, aynı zamanda menstrual siklustan bağımsız bir şekilde ve kolayca ölçülebilir bir parametredir. Bununla birlikte, AMH, antral folikül sayımının aksine, reprodüktif durumun göstergesi olarak denenmemiştir. Bu çalışmada, AMH seviyeleri ile menopoz başlangıcındaki kadınların yaş dağılımı arasındaki ilişkiyi araştırdık.

 

Metod: Çalışmada 144 normal, fertil gönüllünün AMH seviyeleri ölçüldü. Menopoz başlangıcıyla ilgili veriler Prospect-European Prospective Investigation into Cancer and Nutrition (Prospect-EPIC) grubundan elde edildi. Menopozu gösteren AMH eşik değerinin tahmini, gözlenen menopozdaki yaş dağılımı ve bu AMH eşiğinin prediktif dağılımı kullanılarak yapıldı.

 

Bulgular: Menopozdaki yaş dağılımıyla azalan AMH seviyeleri arasında iyi bir uyum saptanmıştır.

 

Sonuç: Bu çalışmanın sonuçlarına göre, AMH, bir kadının reprodüktif yaşını, kronolojik yaşa göre daha gerçekçi bir şekilde belirleme yeteneğine sahiptir.

 

ANTİ-MULLERIAN HORMON ÇALIŞMASININ KLİNİK KULLANIMI:

ÖNERİLENLER VE DEĞİŞKENLİKLER

 

(Clinical uses of anti-Müllerian hormone assays: pitfalls and promises)

 

Fertility and Sterility, 2009 Jan;91(1):226-30.

AUTHORS: Streuli I, Fraisse T, Chapron C, Bijaoui G, Bischof P, de Ziegler D.

CENTER: Joint Division of Reproductive Endocrinology and Infertility, University Hospitals of Geneva and Lausanne, Geneva, Switzerland.

 

ÖZET

 

Amaç: Menstrual siklus sırasında ölçülen anti-Müllerian hormon (AMH) seviyelerindeki dalgalanmalar konusundaki anlaşmazlığın, halen mevcut iki yöntem arasındaki farktan kaynaklanıp kaynaklanmadığını araştırmaktır: Beckman Coulter Immunotech kit (Fullerton, CA) ve Diagnostic Systems Laboratories kit (Webster, TX).

 

Metod: 3 farklı popülasyondan toplanan 168 kan örneği çalışmaya alındı. 10 gönüllüden oluşan 4. popülasyondan ise LH pikinden sonra belirli aralıklarla bir seri örnek toplandı. Daha önce Beckman Coulter kiti kullanılarak AMH ölçümleri yapılan 168 kan örneğinden,  Diagnostic Systems Laboratories kiti kullanılarak AMH ölçümleri tekrarlandı. Aynı zamanda 10 gönüllü kadın için de bir seri AMH ölçümü (n=7) yapıldı. AMH seviyelerindeki lineer gerileme 2 farklı metod ve menstruasyon siklusundaki seri ölçümlerin varyans analizi kullanılarak saptandı.

 

Sonuç:  2 metod arasında lineer bir ilişki bulundu (0.88 korelasyon katsayısı). Son zamanlara ait yayınlarda belirtilen menstrual siklus boyunca oluşan AMH dalgalanmalarındaki farkın, farklı AMH yöntemlerinin kullanımına bağlı olmadığı düşünülmektedir. Ovulasyon sonrası AMH seviyelerindeki önemsiz değişiklikler istatistiksel olarak anlamlıdır. Bununla birlikte, gözlenen dalgalanmaların siklus içi değişkenlikten daha az olduğu ve bu nedenle klinik amaçlar için yapılan AMH ölçümlerine göre anlamlı olmadığı söylenebilir. Bundan dolayı günlük uygulamada menstruel siklusun herhangi bir zamanında AMH ölçümü yapılabilir.

 

SERUM ANTİ-MULLERIAN HORMON SEVİYELERİ MENSTRUAL SİKLUS BOYUNCA VE SENTETİK SEKS STEROİDLERİNİN ORAL VEYA VAJİNAL UYGULAMASINDAN SONRA STABİL KALMAKTADIR

 

(Serum anti-Müllerian hormone levels remain stable throughout the menstrual cycle and after oral or vaginal administration of synthetic sex steroids)

Fertility and Sterility, 2008 Aug;90(2):395-400.

AUTHORS: Streuli I, Fraisse T, Pillet C, Ibecheole V, Bischof P, de Ziegler D.

CENTER: Joint Division of Reproductive Endocrinology and Infertility, University Hospitals of Geneva and Lausanne, Geneva, Switzerland.

 

ÖZET

 

Amaç: Oral veya vajinal yolla uygulanan kontraseptif hormonların anti-Müllerian hormon (AMH) seviyelerini etkileyip etkilemediğini incelemektir.

 

Metod: Kontrasepsiyon isteyen kadınlara rastgele oral veya vajinal östroprogestatif kontrasepsiyon uygulandı. Kontrasepsiyon istemeyen kadınlar kontrol grubu olarak çalışmaya alındı. Kontrasepsiyon uygulanacak olan genç, sağlıklı, düzenli siklusu olan 24 gönüllü, çalışmanın en az  3 ay öncesine kadar hormonal kontrasepsiyon almadı. Normal ovulasyonu olan gönüllülerde siklus içi ve sikluslar arası serum AMH seviyelerinin değişimi gözlendi ve oral/vajinal östroprogestatif kontrasepsiyon başlangıcından sonra AMH takibi yapıldı.

 

Bulgular: Kontrol grubu ve oral/vajinal kontrasepsiyon alan grupta, menstrual siklusta görülen AMH dalgalanmaları değişkenlik göstermeden devam etmiştir.

 

Sonuç: Bulgularımız, AMH seviyelerinin menstrual siklus boyunca stabil kaldığını doğrulamaktadır ve kontrasepsiyon amacıyla oral veya vajinal yolla uygulanan eksojen seks steroidlerinden etkilenmediğini göstermektedir.

 

SERUM ANTİ-MULLERIAN HORMON VE FSH: STİMÜLE EDİLEN SİKLUSLARDA CANLI DOĞUMUN VE AŞIRI YANITIN TAHMİNİ-TEDAVİNİN KİŞİSELLEŞTİRİLMESİ ÜZERİNE ETKİLERİ

 

(Serum anti-Müllerian hormone and FSH: prediction of live birth and extremes of response in stimülated cycles-implications for individualization of therapy)

 

Human Reproduction, 2007 Sep;22(9):2414-21.

AUTHORS: Nelson SM, Yates RW, Fleming R.

CENTER: Reproductive and Maternal Medicine, Division of Developmental Medicine, University of Glasgow, Glasgow, UK.

 

ÖZET

 

Amaç: Anti-Müllerian hormonun serum konsantrasyonları, yardımcı üreme tedavisi (ART) sikluslarındaki oosit verimiyle koreledir, ancak AMH’ın canlı doğumu tahmin etmekle ilgili performansı bilinmemektedir.

 

Metod: IVF/ICSI tedavisinin birinci siklusunda olan toplam 340 hastanın ( ortalama yaş 34.0, 31-37 yaş arası) bazal plazma AMH ve FSH değerleri ölçüldü ve bunların canlı doğum ve oosit rezervi için prediktif değerleri kıyaslandı.

 

Bulgular: AMH canlı doğumu [varyansa katkısı (CTV) %3.84, P<0.001] ve oosit verimini (r=0.71, P<0.0001, CTV %7.3, P<0.0001) tahmin etmektedir. Yaş ve FSH ile kıyaslandığında, AMH canlı doğumu ROC eğrisi altında kalan alan (AUC) 0.62, %95 Cl 0.55-0.68; FSH AUC 0.42; %95 Cl 0.35-0.49; yaş AUC 0.48, %95 Cl 0.41-0.55, P= 0.0028] ve over stimülasyonuna aşırı yanıtı [AMH AUC 0.90, %95 Cl 0.83-0.96; FSH AUC 0.32, %95 Cl 0.23-0.40; yaş AUC 0.57, %95 CL 0.43-0.71, P<0.001)] tahmin etmede daha iyi bir performans göstermiştir. AMH’ın oosit verimini tahmini yaştan bağımsızdır (r=-0.28, P<0.0001, CTV %1.4, P=0.006), ancak anlamlı bir negatif etkileşim (CTV % 3.6, P<0.0001) bulunmaktadır. AMH, FSH ve yaşa göre over yanıtlarının fark gösteren dağılımları olduğunu göstermiştir.

 

Sonuç: Plazma AMH, FSH ve yaşa göre karşılaştırıldığında canlı doğum ve beklenen oosit verimi için üstün bir markerdır ve aynı zamanda ilk ART siklusundan önceki tedavinin kişiselleştirilmesini de kolaylaştırmaktadır.

 

MENSTRÜEL SİKLUSUN HERHANGİ BİR GÜNÜNDE YAPILAN ANTİ-MULLERIAN HORMON ÖLÇÜMÜ YARDIMCI ÜREME TEKNOLOJİSİ SIRASINDAKİ OVER YANITININ GÜÇLÜ BİR BELİRLEYİCİSİDİR

 

(Anti-Müllerian hormone measurement on any day of the menstrual cycle strongly predicts ovarian response in assisted reproductive technology)

 

Human Reproduction, 2007 Mar;22(3):766-71.

AUTHORS: La Marca A, Giulini S, Tireli A, Bertucci E, Marsella T, Xella S, Volpe A.

CENTER: Mother-Infant Department, Institute of Obstetrics and Gyneacology, University of Modena and Reggio Emilia, Modena, Italy.

 

ÖZET

 

Amaç: Son zamanlarda, yeni bir marker olan anti-Müllerian hormon, over yanıtının markerı olarak değer kazanmıştır. Bu çalışmanın amacı, menstrüel siklustan bağımsız bir günde ölçülen AMH ölçümünün, yardımcı üreme teknolojisine maruz kalan kadınlarda over yanıtını gösterip göstermediğini belirlemektir.

 

Metod: Çalışmaya IVF/ICSI programına katılan 48 kadın alınmıştır. Tüm hastalarda AMH ölçümü için menstrüel siklusun herhangi bir gününde kan alınmıştır.

 

Bulgular: AMH değeri düşük persentilde bulunan kadınlar (<0.4 ng/ml) daha yaşlıydı ve AMH değeri yüksek persentilde olan kadınlara ( >7 ng/ml) göre daha yüksek doz rekombinan FSH’a ihtiyaç göstermiştir.  Yanıt olmamasından dolayı iptal edilen tüm sikluslar düşük AMH persentiline sahip gruptayken, ovaryen hiperstimülasyon sendromundan (OHSS) dolayı iptal edilen sikluslar yüksek AMH persentiline sahip gruptaydı. Bu çalışma, AMH seviyeleri ile gonadotropin stimülasyonuna over yanıtı arasında güçlü bir ilişki olduğunu göstermiştir.

 

Sonuç: Klinisyenler ilk kez menstrüel siklustan bağımsız bir günde ölçülebilen bu markerı, over yanıtını gösteren güvenilir bir serum markerı olarak kullanabilirler.